Showing posts with label Antonio Guterres. Show all posts
Showing posts with label Antonio Guterres. Show all posts

Friday, 11 March 2022

Guterres: Kıbrıs sorununa çözüm çabaları imkansız hale gelebilir

BM Genel Sekreteri Guterres Güvenlik Konseyi’ne rapor sundu:

Guterres: Kıbrıs sorununa çözüm çabaları imkansız hale gelebilir 

Esra Aygın 

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, iyi niyet misyonu ile ilgili BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda karşılıklı olarak kararlı adımların atılmaması durumunda Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulma çabalarının imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu. 

19 Haziran 2021 – 15 Aralık 2021 dönemini kapsayan raporda Guterres: “Endişe ile not ederim ki, bu son dönem içerisinde toplumların pozisyonlarının daha sabit hale geldiği ve birbirinden daha da uzaklaştığı görülüyor” dedi ve geçen zamanın Kıbrıs’ta karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulunması çabalarını zorlaştırdığını vurguladı. 

Genel Sekreter, liderlerden geleceğe daha pragmatist bakmalarını isteyerek: 

Çözümsüzlük tüm Kıbrıslılar için olumsuz sonuçlar doğurur 

“Siyaseten herhangi bir gelişmenin olmaması tüm Kıbrıslılar için önemli olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Tüm taraflara sürece yardımcı olmayacak eylemlerden kaçınmaları ve diyalog yolu ile çözüm aramaları çağrısında bulunuyorum. Kararlı adımların atılmaması durumunda Kıbrıs ve çevresindeki dinamikler ve seçim takvimleri, Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulma çabalarını imkansız hale getirebilir” dedi. 

Taraflara esnek olmaları ve sağlam siyasi irade ortaya koymaları çağrısında bulunan Guterres, raporuna, “Taraflara anlamlı barış müzakerelerinin yeniden başlaması için ortak bir zemin bulmak adına yapıcı bir şekilde çalışmaya davet ederim” diye devam etti. 

BM temsilcisinin rolü ve görevi konusunda görüş birliği yok 

Atanması öngörülen BM temsilcisinin, ortak zemin bulma çalışmasının başını çekerek sürece kritik bir destek teşkil edebileceğini belirten Genel Sekreter, tarafların temsilcinin rolü ve görevi ile ilgili farklı görüşlere sahip olduğunu, bu yöndeki çabanın devam ettiğini söyledi. 

Guterres garantör güçlere de, Kıbrıs sorunun çözümü ve tüm Kıbrıslılara barış ve refah getirme çabalarını desteklemek için ellerinden geleni yapmaları çağrısında bulundu. 

Anlaşmaya olan inanç düşmekte 

BM Genel Sekreteri, raporlama dönemi içerisinde, Kıbrıs’ta müzakere edilmiş bir anlaşmaya varılacağına olan inancın düşmeye devam ettiğini ve her iki toplumun da herhangi bir ilerleme sağlanabileceği yönündeki şüphesinin arttığını belirtti.  

“Maraş’taki gelişmelerden endişeliyim”

Özellikle kapalı Maraş’ta atılan belli adımların hem iki taraf hem de iki toplum arasındaki güvensizliği artırdığına dikkat çeken Genel Sekreter Guterres, Güvenlik Konseyi’nin kapalı Maraş ile ilgili açıklama ve adımları kınamış olduğunu hatırlattı ve “Kapalı Maraş ile ilgili gelişmeler konusundaki endişemi tekrar ederim. Birleşmiş Milletler’in Maraş ile ilgili pozisyonunda hiçbir değişiklik yoktur” dedi. Guterres bu konudaki Güvenlik Konseyi kararlarını da hatırlatarak bu kararlara tümüyle uyulmasının öneminin altını çizdi. 

Teknik Komitelerde ilerleme yok

Kültürel Miras, Yayıncılık ve Telekomünikasyon, ve Sağlık Teknik Komitesi dışındaki komitelerin herhangi bir ilerleme kaydedememiş olduğuna dair endişelerini belirten Genel Sekreter, Güvenlik Konseyi’nin liderlere, komitelere, işlerini yapmaları önündeki engelleri kaldırmak ve etkin şekilde faaliyet göstermelerini sağlamak için gerekli siyasi desteği vermeleri çağrısında bulunmuş olduğunu hatırlattı. 

Özlü görüşmelerin olmayışının ve tarafların Kıbrıs sorunu ile ilgili pozisyonları arasındaki farkın teknik komitelerin çalışmalarını da etkilemeye başlamış olduğunu vurgulayan Guterres, komitelerin çalışmaları ile ilgili - aynı Kıbrıs sorununda olduğu gibi - ortak bir zemin olmadığına dikkat çekti. 

Guterres özellikle, Güvenlik Konseyi’nin, barış önündeki engelleri ele almak adına, okul kitapları da dahil okul materyallerinin ortak şekilde gözden geçirilmesi çağrısı ile ilgili herhangi bir gelişmenin yaşanmamış olmasının altını çizdi ve bunu “üzücü” olarak nitelendirdi. 

“Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk liderleri ve onların temsilcilerini güven yaratıcı önlemler üzerinde bir arada çalışmaya ve teknik komitelerin çalışmalarını canlandırmaya davet ederim” diyen Genel Sekreter, liderlerden ter terminoloji de dahil mevcut zorlukları aşarak tüm komitelere pratik ve siyasi destek vermeleri çağrısında bulundu. 

Kıbrıs ve etrafındaki gerginlik endişe verici 

Hidrokarbon araştırmaları ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlık ile Yunanistan ile Türkiye arasında yükselen tansiyonun bölgedeki gerginliği artırdığına dikkat çeken Guterres:

“Kıbrıs içerisinde, çevresinde ve Doğu Akdeniz bölgesinde yükselmekte olan gerginlik beni endişelendirmektedir. Kıbrıs ve çevresindeki doğal kaynaklar her iki toplumun da faydasına olacak şekilde kullanılmalıdır ve tarafların Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilebilir ve kalıcı bir çözüm bulması için güçlü bir nedendir” dedi. 

Guterres tüm taraflara bu konuda itidal çağrısı yaptı ve gerginliğin azaltılması için ciddi çabaların sarf edilmesi çağrısında bulundu. 

AB Dijital COVID Sertifikası 

Kıbrıslı Türklerin AB Dijital COVID Sertifikasına tam ve eşit erişimi konusundaki önemli zorlukların devam etmekte olduğunu vurgulayan Genel Sekreter, bu konunun bir öncelik olarak ele alınması ve daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini belirtti. 

Ekonomik uçurum zarar verir

İki tarafın ekonomileri arasındaki uçurumun geçmişte elde edilmiş olan önemli yakınlaşmalara zarar verebileceğini belirten Guterres, toplumlar arasında daha fazla ekonomik ilişki ve daha fazla ada-içi ticaretin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.

Müzakere heyetlerinin yüzde 30’u kadın olmalı 

Kadınların anlaşmazlıkların çözümlenmesi ve barış süreçlerine karar verici seviyelerde katılımlarının sağlanması için çağrı yapan Guterres, bu konudaki Güvenlik Konseyi kararlarını hatırlattı ve taraflardan, bundan sonraki müzakere heyetlerinin yüzde 30’unu kadınların oluşturmasını temin etmelerini istedi. 

Son olarak, liderlerden, iki toplum arasındaki temas ve işbirliğini cesaretlendirmelerini isteyen Guterres, liderlerin, müzakere süreci yeniden başladığında kadınları, azınlıkları, gençleri ve engellileri de içine alan daha kapsayıcı bir barış süreci inşa etmeleri gerektiğinin altını çizdi. 


https://www.yeniduzen.com/guterres-kibris-sorununa-cozum-cabalari-imkansiz-hale-gelebilir-148228h.htm


Çözümsüzlük sahada yeni olgular yaratıyor

 

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü ile ilgili raporunu Güvenlik Konseyi’ne sundu: 

Çözümsüzlük sahada yeni olgular yaratıyor

Esra Aygın 

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü ile ilgili BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda, resmi müzakerelere başlamak konusunda herhangi bir ilerlemenin olmamasının sahada yeni olguların yaratılmasına zemin hazırladığını vurguladı. Guterres, bu olguların, diğer tarafça ‘provokatif’ olarak görülen eylemler olduğunu belirtti. 

19 Haziran 2021 – 15 Aralık 2021 dönemini kapsayan raporda, Genel Sekreter, söz konusu dönem içerisinde siyasi gerginlikler ve güvensizliğin önemli güven yaratıcı önlemlerin de uygulanmasını engellediğine dikkat çekti. 

Gerilimi tırmandırma politikası 

Raporlama dönemi içerisinde, UNFICYP’in sahada önemli ihlallerle karşılaşmış olduğunu söyleyen Guterres, “Bu trend, taraflar arasında halihazırda var olan zor ortamı daha da kötüleştirecek sistematik bir gerilimi tırmandırma politikasına dönüşebilir,” uyarısında bulundu. 

Guterres, Kıbrıslı Türklerin bazı geçiş noktalarında ve özellikle de Derinya’da kötü muamele gördüğü iddialarına da değindi. 

Geçiş noktalarındaki kısıtlamaların kaldırılmış olmasının, iki toplum arasında anlamlı bir etkileşime neden olmadığına dikkat çeken Guterres, “Toplumlar birbirlerinden uzak ve kendi taraflarındaki iç konulara odaklıdır. Geçen zaman ve toplumların birbirlerinden daha da uzaklaşması riski karşısında Kıbrıslıların günlük hayatını etkileyen konularda güven artırıcı faaliyetler ve iş birliğinin desteklenmesi gerekmektedir” dedi. 

Guterres, toplumlar arasında daha yakın iş birliğini teşvik etmeye çalışan yerel ve uluslararası aktörlerin, kuzeyin statüsü ile alakalı engellerle ve “tanıma” endişeleri ile karşılaştıklarının altını çizdi. Genel Sekreter, Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs politikası devam ettiği ve Güvenlik Konseyi’nin bu konudaki kararları orada olduğu sürece tanıma ile ilgili endişelerin daha fazla işbirliğinin önünde bir engel teşkil etmemesi gerektiğini vurguladı. 

Ara bölgede izinsiz faaliyetler 

Ara bölgenin her iki tarafça izinsiz inşaat çalışmaları ile ihlal edilmiş olduğunun altını çizen Guterres, bunun taraflar arasındaki gerginliği tırmandırdığına dikkat çekti. “Hem bireysel, hem de asker de dahil iki tarafın otoritelerince yapılan inşaat çalışmaları karşılıklı tepkilere neden oldu,” diyen Guterres, söz konusu inşaat çalışmalarının BM’nin ara bölge sınırlandırmasını ve UNFICYP’in yetkilerini de göz ardı ettiğini belirtti. Genel Sekreter, her iki tarafa BM’nin ara bölge sınırlandırmasına saygı göstermeleri çağrısında bulundu. 

Güney ateşkes hattına paralel çekilen 12,009 metrelik dikenli telin yüzde 85’inin ara bölge içerisinde olduğunu vurgulayan Guterres, bu telin kaldırılmasına yönelik çağrıların cevapsız kaldığını ve telin BM’nin devriye yolunu 11 noktada kesmekte olduğunu belirtti. 

Guterres, “İzinsiz yapılar UNFICYP’in ana endişelerinden biridir, çünkü kalıcı bir ihlal teşkil etmektedirler ve diğer taraf da bunları saldırı olarak görmektedir,” ifadelerini kullandı. 

Güvenlik Konseyi’nin ara bölgedeki tüm izinsiz yapıların kaldırılması talebini hatırlatan Guterres, her iki tarafa ateşkes hattı içinde ve boyunca, izinsiz askeri ve sivil faaliyetleri engelleme çağrısı yaptı. 

Genel Sekreter, ara bölgenin her iki tarafındaki gözetleme teknolojisinin geliştirilmesine de değinerek, bunun UNFICYP’e danışılmadan yapıldığının altını çizdi. 

Maraş endişe kaynağı

Kapalı Maraş’taki gelişmeler ile ilgili duyduğu endişeyi ortaya koyan Genel Sekreter Guterres, Güvenlik Konseyi’nin bu konudaki kararına rağmen, Maraş’taki uygulamalardan geri dönülmediğini belirtti. 

Temmuz 2021’de Maraş’ın yüzde 3.5’inin askeri statüsünün kaldırılacağı açıklamasının ardından sahada, bitkilerin temizlenmesi dışında önemli bir değişiklik gözlemlenmediğini de sözlerine ekleyen Guterres, diğer noktalarda ufak çaplı altyapı çalışmaları (elektrik, yol asfaltlama, kapalı devre televizyon kameralarının yerleştirilmesi, sokak lambaları vs) gibi çalışmaların yapıldığını belirtti. 

Maraş’ın halka açık kısımlarına çok miktarda ziyaretçi geldiğini, birden fazla kez UNFICYP’in gözetleme noktalarının ihlal edildiğini, bu nedenle UNFICYP’in iki gözlem noktasının etrafına çit çektiğini söyleyen Guterres, bu nedenle, Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri ile birkaç haftalık bir gerginlik yaşandığını not etti. 

Guterres, “UNFICYP Maraş Konusunda Güvenlik Konseyi kararları ile hareket etmektedir ve misyon kapalı şehirdeki gelişmelerle ilgili endişelerini tekrar tekrar iletmiştir. BM Maraş’taki durumdan Türkiye Hükümetini sorumlu tutmaktadır” dedi. 

Maraş ve Strovilya’da BM’nin hareket özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar konusunda bir gelişme yaşanmadığına dikkat çeken Guterres, Strovilya’da Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetlerine ait noktada gereğinden çok asker bulunduğunun da altını çizdi. 

Ateşkes hattındaki askeri varlık artıyor 

Raporlama döneminde karşılıklı kuvvetler arasındaki askeri gerginliğin düşük olduğunu ancak askeri varlığın ve faaliyetin artırılması çalışmalarının iki tarafta da devam ettiğini belirten Guterres, nicelik olarak daha az askeri ihlal yaşansa da, bu ihlaller daha ciddi ihlallerdi, dedi. 

Guterres, “Her iki tarafta da ek gözetim ekipmanlarının yerleştirilmesi, gözetleme noktalarının geliştirilmesi ve ara bölgeye yakın tatbikatların yapılması gibi, ateşkes hattının güçlendirilmesi faaliyetleri devam etti” dedi. 

Genel Sekreter, ateşkes hatlarındaki gözetleme kapasitesinin artırılmasının nedeni olarak mülteci ve düzensiz göçmenlerin gösterildiğini belirtti ve UNFICYP’in gözetleme noktalarındaki gözetleme teknolojisine, ancak aynı bölgedeki askeri personelin azaltılması halinde tolere edebileceğini vurguladı. 

Düzensiz göç ve sığınmacıların kuzeyden güneye yasadışı geçişlerinin, iki taraf arasında gerginlik konusu olmaya devam ettiğinin altını çizen Guterres, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yapılan iltica başvurularında geçtiğimiz yıl önemli bir artış yaşanmış olsa bile, bu sayı 2019’daki sayının altındadır” dedi.  Guterres “Ekim ayı sonuna kadar 10,508 kişi iltica başvurusunda bulunmuştur. Kıbrıs Cumhuriyeti, iltica başvurusunda bulunanların %80’inin ara bölgeden geçmiş olduğunu söylemektedir,” dedi. 

Doğrudan temas mekanizması 

Askerin birbiri ile doğrudan temas edebilmesi için bir mekanizmanın kurulması ile ilgili Güvenlik Konseyi çağrısına rağmen, bu konuda herhangi bir karar alınamadığını belirten Guterres, bu mekanizmanın kurulmasına her iki taraftan da engeller konulduğunu belirtti. Guterres, “Güney bu mekanizmada sadece Türk askerinin bulunmasını talep ederken, kuzey bu mekanizmada sadece Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetlerinin yer almasını istemektedir,” dedi. 

Böylesi bir mekanizmanın, tarafların ara bölge ve etrafındaki günlük gerginlikleri çözmesini sağlayacağını vurgulayan Guterres,  taraflardan, diğer askeri güven yaratıcı önlemlerin yanı sıra, bu mekanizma ile ilgili öneriyi ele almalarını rica etti. 

Mayınlar

29 şüpheli tehlikeli alanın mayınlardan temizlenmesi için herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini belirten Genel Sekreter, Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri’nin bu konuyu tartışmak için potansiyel bir istek göstermiş olduğunu ancak Milli Muhafız Ordusu’nun bunu tartışmak istemediğini söyledi. 

Pile’de yasadışı faaliyetler artıyor 

Genel Sekreter Guterres, Pile’de son altı ayda yasadışı kumarın arttığını belirterek, “bölgede yasadışı faaliyetlerdeki artış her iki tarafı da endişelendirmektedir” dedi. Guterres “BM yardımı ile bu konunun nasıl ele alınması gerektiği ile ilgili bir plan ortaya konmaya çalışılmaktadır. Tarafları, en kısa zamanda, bu durumu ele almak için etkin yöntemler bulmaları konusunda cesaretlendiririm,” diye devam etti. 

Pandeminin özellikle Kıbrıs Türk toplumunda yarattığı sosyo-ekonomik etkinin iki tarafın ekonomileri arasındaki uçurumu artıracağından endişe duyduğunu belirten Guterres, bunun da ara bölge üzerinden kaçakçılığı artırabileceğini belirtti. 

Genel Sekreter Guterres, Güvenlik Konseyi’ne, UNFICYP’in görev süresinin altı ay daha uzatılması tavsiyesinde bulundu. 

https://www.yeniduzen.com/cozumsuzluk-sahada-yeni-olgular-yaratiyor-148254h.htm


Wednesday, 4 September 2019

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'ten net mesaj


BM Genel Sekreteri hem 'siyasi eşitlik' hem de 'federal çözüm'den uzaklaşanlara mesaj verdi: BM Güvenlik Konseyi on yıllardır istikrarlı bir şekilde iki toplumun siyasi eşitliğini yansıtan iki  bölgeli iki toplumlu bir federasyonu destekliyor


Esra Aygın 
18 Nisan 2019

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, üst düzey BM yetkilisi Jane Holl Lute’un istişarelerine ilişkin BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda, Kıbrıs sorununun çözümünün çerçevesine geçmiş raporlarına kıyasla çok net şekilde çizerek Kıbrıs Rum liderliğine önemli bir mesaj verdi. 

Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’in son dönemde tartışmaya açtığı iki-bölgeli, iki-toplumlu federasyon ve Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği konusunda Guterres BM Güvenlik Konseyi’nin, on yıllardır istikrarlı bir şekilde, iki toplumun siyasi eşitliğini yansıtan iki-bölgeli iki-toplumlu bir federasyonu desteklediğinin altını çizdi.

Guterres daha önceki raporlarında çözümün şeklini yazmaktan imtina etmişti. 

Genel Sekreter, ayrıca, Guterres çerçevesinin 4 Temmuz tarihli bir başka versiyonu olduğuna dair Kıbrıs Rum liderliğinin iddialarına karşılık, taraflara 30 Haziran 2017’de altı maddelik bir çerçeve sunduğunu hatırlattı ve ‘tarafları bu maddeleri yapıcı şekilde dikkate almaları konusunda aciliyetle teşvik ederim’ dedi.

Guterres bu ifadesiyle, kendi adını taşıyan çerçevenin hem tarihine hem de içeriğine ilk kez bu kadar net şekilde sahip çıktı. 

11 Şubat 2014 Ortak Açıklamasına ve Crans Montana’ya giden süreçte varılan yakınlaşmalarla elde edilen ilerlemelere de atıf yapan BM Genel Sekreteri, kalıcı bir çözüme ulaşma sorumluluğunun her şeyden önce tarafların elinde olduğunun bir kez daha altını çizdi. 


Cep telefonları ile ilgili rahatsızlık

BM Genel Sekreteri Guterres, raporunda, güven yaratıcı önlemlere dair de geçmişe göre farklı bir dil kullanarak cep telefonlarının karşılıklı çalışabilirliği konusundaki gecikmeden duyduğu rahatsızlığı ortaya koydu. Genel Sekreter, özellikle cep telefonlarının karşılıklı çalışabilirliği ile ilgili gecikmenin gerginliğe yol açtığını vurgulayarak, taraflara bu konuda çözümler ve yaratıcı yollar aramaları çağrısında bulundu. 

Genel Sekreter Guterres, tarafların yaptığı resmi açıklamaları ‘düello’ olarak nitelendirerek, adada son aylarda hakim olan olumsuz söylem ve suçlama oyununu da sert bir şekilde eleştirdi. Guterres, ‘Adadaki söylem, hem ton hem içerik açısından toplumları birleştirebilecek ortak bir gelecek ve çözümün sunacağı faydalar yerine, onları ayıran farklılıkları öne çıkardı’ ifadelerini kullandı.  

Sürdürülebilir bir çözüm için iki toplumun hem çözümün çerçevesi  hem de çözümsüzlüğün sonuçları ile bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Guterres, ‘Bunun için kutuplaştırıcı söylemlerin ötesinde açık ve yapıcı bir söylemin’ gerekli olduğunun altını çizdi.

Tarafların, anlamlı ve sonuç odaklı bir süreçle kapsamlı çözüme varmak için gerekli siyasi iradeye sahip olduklarına dair şüpheleri gidermekte başarılı olmadığını vurgulayan Guterres,  Lute’un istişarelerinin devam edeceğini belirtti. 

Raporunda çözümün çerçevesini ve tarafların izlemesi gereken yolu açık şekilde ortaya koyan Guterres, ancak buna uyulması durumunda süreci tüm gücüyle destekleyeceğini ifade etti. 

Yani varsanız varım dedi... 


Monday, 10 July 2017

The will and courage to move forward for Cyprus


Esra Aygin

I had to write this piece without knowing what the outcome of the most critical ninth day of the Cyprus conference in Crans-Montana would be. I wrote it with full awareness however, that, regardless of the outcome, this day would mark a defining moment in the 50+ years of efforts to solve the Cyprus problem.

It is indeed “the moment of truth” as UN Secretary-General Antonio Guterres said on his arrival to Crans-Montana yesterday for the second time in a week. We will either unite Cyprus now or let it drift into permanent division.

Over the last nine days, the Turkish Cypriot and Greek Cypriot leaders have largely narrowed their differences on the essential elements of the problem – governance and power, sharing, property, territory, security and guarantees and the equivalent treatment of Turkish and Greece nationals. They have taken strong steps towards each other and have been able to take the discussions on a federal solution to the Cyprus problem to an unprecedented level. They know almost exactly how a final settlement will look like. All that is needed now is courage and will on the part of Mustafa Akinci and Nicos Anastasiades to take that final step and make history.

A bi-zonal, bi-communal federation based on the political equality of Turkish Cypriots and Greek Cypriots may not be the ideal solution for many. But it is the only mutually acceptable solution for the two communities and therefore, the only way forward towards peace in Cyprus. A united, federal Cyprus, whereby democratic principles, human rights and fundamental freedoms are safeguarded, will be stronger, safer and wealthier. The other choice is the continuation and worsening of the status quo, conditions of ceasefire, and increased uncertainty, instability and tensions.

“The important thing is to correctly assess what is possible and what is not possible under the given conditions,” wrote Professor Niyazi Kizilyurek earlier this week in a column that carried the title: “The Best Solution is the Most Possible Solution. “Rejecting ‘the most possible’ with the assertion of ‘rightfulness’ has resulted in many failures in the political arena,” he highlighted. “This is why political actors should take into account the given conditions and the balance of powers rather than chasing universal or ethical rightfulness… At the basis of the Cyprus disagreement lie the wrong and unrealistic calculations by political actors. A unity (federation) based on the equality of two communities is the most realistic possibility under the given conditions. Trying to water this down… or distorting it, is being unaware of the recent history of Cyprus or the current conditions.”


I hope that realism and reason will win over shortsighted political agendas or fears half a century on. I hope that we will seize this last opportunity to unite Cyprus, and embrace a united island with all its citizens. I hope that we will refuse to hold our future hostage to our past. And I hope we will give our children the chance to improve a united Cyprus in the future according to the conditions of their times, rather than burdening them with the division of generations long-gone.

Wednesday, 5 July 2017

İşte Müzakere Çerçevesi

Yeni bir güvenlik rejimi

Tek yanlı müdahale hakkı ve Garanti Antlaşması sonlandırılacak

Harita yeniden düzenlenecek

Mülkiyette iki ayrı rejim

Daimi ikamette, Türk vatandaşları için eşitlikçi/adilane bir kota olacak

Dönüşümlü başkanlık da dahil, güç paylaşımı Kıbrıslı Türklerin talepleri doğrultusunda tartışılacak


Esra Aygın

Crans Montana’da devam etmekte olan Kıbrıs Konferansında, müzakereler, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in geçtiğimiz hafta ortaya koyduğu müzakere çerçevesi içerisinde devam ediyor.

Genel Sekreter Guterres, bu çerçeveyi oluştururken, yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, toprak, Türk ve Yunan  vatandaşlarına eşdeğer muamele ve güvenlik ve garantiler konularında taraflar için kabul edilmez olan pozisyonları eleyerek, tüm taraflar için kabul edilebilir pozisyonları dikkate almıştı.

Zaman zaman taraflardan farklı açıklamalar gelse de, şu anda müzakere masasında tüm taraflarca söz konusu başlıklarda sunulan öneri paketlerinin Guterres’in oluşturduğu çerçeve dahilinde olduğu teyit edildi.

Güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, BM Genel Sekreteri Guterres’in müzakereler için oluşturduğu çerçeve şu unsurları içeriyor:

Güvenlik ve garantiler
Güvenlikte, mevcut güvenlik rejiminin devamını değil, yeni bir güvenlik rejiminin gerekliliğini tanımalıyız.
Tek yanlı müdahale hakkını ve Garanti Antlaşması’nı sonlandırmalıyız.
Bunların yerini, tüm Kıbrıslıların kendilerini güvende hissedecekleri yeni bir emniyet sistemi almalıdır.
Kıbrıs dışından bazı unsurları da içeren yeni bir uygulama mekanizması oluşturulmalıdır (çözümün uygulanması).
            Garantörler kendi yükümlülüklerinin uygulandığının gözlemcisi/denetleyicisi olamazlar.
            Asker sayısında 1. günden itibaren bir azalmaya gidilmeli ve daha sonra da üzerinde anlaşılmış bir takvim çerçevesinde, İttifak Antlaşmaları’nda yer alan sayıya ulaşana dek aşamalı bir azalma olmalı.
Tüm askerin çekilmesi için bir gözden geçirme veya ‘sona erme hükmü’ olup olmayacağı ve bunun takvimi, en üst düzeyde görüşülmeli.

Toprak
Toprak konusunda Kıbrıs Türk tarafı belli bölgelerle ilgili olarak haritasını yeniden düzenlemeli.

Mülkiyet
Mülkiyette iki ilkeye bağlı kalınmalı:
1. Toprak düzenlemelerine tabi olacak bölgelerde mülkiyet rejimi %100 olmasa da mülkünden edilmiş sahiplere avantaj sağlamalı.
2. Toprak düzenlemelerine tabi olmayan bölgelerde, mülkiyet rejimi %100 olmasa da kullanıcıya avantaj sağlamalı.

Türk ve Yunan vatandaşlarına Federal Kıbrıs’ta eşdeğer muamele
Eşdeğer muamele konusunda: daimi ikamette, Türk vatandaşları eşitlikçi/adilane bir kotaya tabi olmalı. ‘Eşitlikçi/adilane’ tanımı için daha ileri tartışmaların yapılması gerekir.

Yönetim ve güç paylaşımı
Etkin katılım konusunda, ‘ağırlıklı oy’ bağlamında ve ne zaman ve hangi şartlar altında uygulanacağı konusunda daha ileri tartışmalara ihtiyaç vardır.
Dönüşümlü başkanlık da dahil, güç paylaşımının diğer unsurları Kıbrıslı Türklerin talepleri doğrultusunda (2:1 oranına göre) tartışılmalıdır.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, müzakerelerin, temel konuları içeren bu çerçevenin süreci kapsamlı bir çözüme taşıyabileceğini belirtmişti.
Perşembe günü Crans Montana’ya dönecek olan Genel Sekreter’in bu çerçeve dahilindeki müzakerelere ivme kazandırması bekleniyor.

Bugün sabahki oturum tarafların kendi içlerinde hazırlık yapmalarına fırsat tanımak için iptal edildi. Hazırlık için zaman talebinin Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’ten geldiği öğrenildi.



Friday, 30 June 2017

Guterres düğümü çözebilecek mi?


 Esra Aygın

İsviçre’nin Crans Montana kentinde Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları, ve garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın katılımı ile yeniden toplanan Kıbrıs konferansında ikinci gün tarafların pozisyonlarında ısrar etmesi sonucunda herhangi bir ilerleme kaydedilmeksizin sona erdi.

Türkiye, konferansın ilk gününde önemli miktarda askerin çekilmesi ve geriye kalan askerin çekilmesini federal Kıbrıs’ın işleyişine bağlı olarak takvimlendirme önerisini getirmiş, ve güvenlik ve garantiler başlığında daha ileri bir adımı, Rum tarafından dönüşümlü başkanlık veya Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ile ilgili bir adım ile ilişkilendirmişti.

Türkiye, Rum tarafından bu konularda herhangi bir açılım gelmedikçe pozisyonunu koruyacağını net şekilde ortaya koyarken, Rum tarafı da Türkiye’nin önerisini tatmin edici bulmayarak, garantilerde daha iyi bir öneri görene kadar dönüşümlü başkanlık veya Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele konularında adım atmayı reddetti.

Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis, gün sonunda yaptığı açıklamada, diğer başlıklarda adım atabilmek için Türkiye’nin esas niyetini anlamaya çalıştıklarını belirtti.

Gün boyunca güvenlik ve garantiler başlığını açıkta kalan diğer konular ile bağlantılandırmaya ve tarafların eşzamanlı adımlarla tıkanıklıktan çıkmasını sağlamaya çalışan BM, bu konuda henüz bir ilerleme sağlayamadı.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide toplantı çıkışında “güvenlik ve garantileri açıkta kalan diğer konularla bağlantılandırmaya çalışıyoruz ve bu kolay bir iş değil” dedi.

Konferansta bir masada, Kıbrıs’taki iki taraf ve garantör devletler güvenlik ve garantiler başlığını müzakere ederken ikinci masada yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet ve toprak ele alınıyor. İkinci masada görüşülen başlıklarda açıkta kalan konular ise dönüşümlü başkanlık, toprak düzenlemesine tabi olacak ve olmayacak bölgelerde kimlerin mülklerine dönme hakkının olacağı ve haritanın son hali.

Görüşmelere yakın kaynaklardan elde edilen bilgilere göre Kıbrıs Rum tarafı dönüşümlü başkanlığı kabul etmeye hazır, ancak bu adımı Omorfo karşılığında atmak konusunda kararlı. Kıbrıs Türk tarafı ise şu anda harita konusunu konuşmaya kesinlikle yaklaşmıyor.

Görüşmelere yakın bir kaynak, konferansın ikinci gününde bir tıkanıklık yaşanmasının normal olduğunu, tüm tarafların BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in gelişinden önce pozisyonlarını korumaya çalıştığını söyledi.

Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis’in kamuoyuna açıklamasa da, kapalı kapılar ardında Türk tarafının önerisinin başlangıç pozisyonundan çok öte ve iyi olduğunu kabul ettiğini belirten kaynak, taraflardan hiçbirinin başarısızlıktan sorumlu tutulmayı istemeyeceğini, bu nedenle bugün bazı gelişmeler yaşanmasının çok olası olduğunu ifade etti.

Ancak Crans Montana’daki diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin güvenlik ve garantilerle ilgili yapabileceği en ileri önerilerin bile Anastasiadis için kabul edilebilir olmayacağından endişe ediyor. Bu konuda yorum yapan bir diplomatik kaynak, “Anastasiadis, Rum kamuoyuna, 0 asker 0 garanti dışında hiçbir formülü kabul ettiremeyeceğine inanmış durumda. Bunun dışındaki her türlü formülün referandumda halk tarafından reddedileceğini düşünüyor ve referandumda bir yenilgi yaşamaktan korkuyor” dedi.

Bugün Crans Montana’da olması beklenen Guterres’in tıkanıklığı aşmak ve karşılıklı adımların önünü açmak için bazı formüller geliştirebileceği umut ediliyor.




Wednesday, 28 June 2017

BM İÇİN KARAR ZAMANI

Esra Aygın

Bugün, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları, ve garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın katılımı ile İsviçre’nin Crans Montana kentinde yeniden toplanacak Kıbrıs konferansının, çözüm sürecinin akıbeti açısından belirleyici olması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler’in konferansa çok iyi hazırlandığını belirten güvenilir bir kaynak, “BM, Kıbrıs çözüm sürecine hem zaman, hem para hem de insan kaynağı açısından yatırım yapmaya devam edip etmeyeceğine bu konferansta karar verecek. Bu sürecin sonsuza kadar devam edemeyeceği sanırım artık tüm taraflarca açık şekilde anlaşıldı,” diye konuştu.

Kaynağa göre, taraflardan biri veya birkaçının özlü tartışmalara girmekten kaçınması veya tartışmaları baltalamaya çalışması halinde, BM konferansın 3-4 günden fazla uzamaması konusunda kararlı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ise Crans Montana’ya 30 Haziran Cuma günü gelmesi bekleniyor.

BELGE MASADAN KALKTI

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin Crans Montana’daki konferansta, güvenlik ve garantiler başlığındaki görüşmeleri yönlendirmesi ve tartışmalara kılavuzluk etmesi için hazırladığı belge Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının itirazları sonucunda masadan kalktı.

Taraflara geçtiğimiz hafta sunulan söz konusu belge, güvenlik konusunu, ‘Anayasal Güvenlik’, ‘Dış Güvenlik’, ‘İç Güvenlik’ ve ‘Çözümün Uygulanması’ olarak dört başlığa ayırıyor, tarafların güvenlik ve garantiler konusundaki başlangıç pozisyonlarını ve güvenliğe dair endişelerini not ediyor, ve tartışmaları yönlendirmek söz konusu endişelere cevap verebilecek bazı alternatiflerle ilgili sorular içeriyordu.

Belgede ‘Çözümün Uygulanması’ başlığı altında yer alan ve varılacak anlaşmanın uygulanması konusunda Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık arasında bir anlaşma imzalamasını öngören alternatif öneri, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının yoğun itirazları ile karşılaştı. Bu anlaşma vasıtasıyla federal Kıbrıs’ta Türkiye’ye yeniden bir rol verilmesine itiraz eden Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafı, önerinin belgeden çıkarılmaması sonucunda, belgeyi tümden reddettiklerini açıkladılar.

Dün Cenevre’deki BM Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenleyen BMGS Özel Danışmanı Eide, birden çok tarafın belgeyi reddetmesi nedeniyle, belgenin masadan kalktığını açıkladı.

Bir belge yokluğunda tarafların nasıl bir metodoloji izleyeceği, güvenlik ve garantiler konusunda başlangıç pozisyonlarından hareket edip bir orta yol bulunmasına yardımcı olacak bir tartışma sürecine nasıl gireceği henüz netlik kazanmadı.

Ancak, görüşmelere yakın diplomatik bir kaynak, belgenin resmi olarak masada olmasa bile çok kapsamlı olması nedeniyle, içerdiği unsurların kaçınılmaz olarak güvenlik ve garantiler konusundaki tartışmalarda gündeme geleceğini belirtti.

Konferans bugün Kıbrıs saati ile 11:00’de  BMGS Özel Danışmanı Eide başkanlığında başlayacak. Toplantıya BM Genel Sekreteri’nin siyasi işlerden sorumlu yardımcısı Jeffrey Feltman, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Boris Johnson, ve gözlemci statüsündeki AB’den Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Frederica Mogherini ve Avrupa Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Franz Timmermans katılacak.

Konferansta bir masada garantörlerin de katılımı ile güvenlik ve garantiler başlığı ele alınırken paralel bir masada diğer beş başlıkta açıkta kalan konular ele alınacak.

Ocak ayında Cenevre’de toplanan Kıbrıs konferansında, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı ile garantör devletler, bir tarafın güvenliğinin diğeri için tehdit oluşturmaması gerektiği ilkesi üzerinde mutabakata varmışlardı. Daha sonra güvenlik ve garantiler konusunda ki Mont Pelerin’de gerçekleştirilen teknik çalışmalarda ise, mevcut uluslararası güvenlik sistemlerinden hiçbirinin birleşik Kıbrıs’ın güvenlik ihtiyaçlarına cevap veremeyeceği, Kıbrıs’ın sui-generis bir güvenlik modeline ihtiyacı olduğu konusunda anlayış birliği sağlanmıştı.