Showing posts with label güvenlik ve garantiler. Show all posts
Showing posts with label güvenlik ve garantiler. Show all posts

Wednesday, 5 July 2017

İşte Müzakere Çerçevesi

Yeni bir güvenlik rejimi

Tek yanlı müdahale hakkı ve Garanti Antlaşması sonlandırılacak

Harita yeniden düzenlenecek

Mülkiyette iki ayrı rejim

Daimi ikamette, Türk vatandaşları için eşitlikçi/adilane bir kota olacak

Dönüşümlü başkanlık da dahil, güç paylaşımı Kıbrıslı Türklerin talepleri doğrultusunda tartışılacak


Esra Aygın

Crans Montana’da devam etmekte olan Kıbrıs Konferansında, müzakereler, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in geçtiğimiz hafta ortaya koyduğu müzakere çerçevesi içerisinde devam ediyor.

Genel Sekreter Guterres, bu çerçeveyi oluştururken, yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, toprak, Türk ve Yunan  vatandaşlarına eşdeğer muamele ve güvenlik ve garantiler konularında taraflar için kabul edilmez olan pozisyonları eleyerek, tüm taraflar için kabul edilebilir pozisyonları dikkate almıştı.

Zaman zaman taraflardan farklı açıklamalar gelse de, şu anda müzakere masasında tüm taraflarca söz konusu başlıklarda sunulan öneri paketlerinin Guterres’in oluşturduğu çerçeve dahilinde olduğu teyit edildi.

Güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, BM Genel Sekreteri Guterres’in müzakereler için oluşturduğu çerçeve şu unsurları içeriyor:

Güvenlik ve garantiler
Güvenlikte, mevcut güvenlik rejiminin devamını değil, yeni bir güvenlik rejiminin gerekliliğini tanımalıyız.
Tek yanlı müdahale hakkını ve Garanti Antlaşması’nı sonlandırmalıyız.
Bunların yerini, tüm Kıbrıslıların kendilerini güvende hissedecekleri yeni bir emniyet sistemi almalıdır.
Kıbrıs dışından bazı unsurları da içeren yeni bir uygulama mekanizması oluşturulmalıdır (çözümün uygulanması).
            Garantörler kendi yükümlülüklerinin uygulandığının gözlemcisi/denetleyicisi olamazlar.
            Asker sayısında 1. günden itibaren bir azalmaya gidilmeli ve daha sonra da üzerinde anlaşılmış bir takvim çerçevesinde, İttifak Antlaşmaları’nda yer alan sayıya ulaşana dek aşamalı bir azalma olmalı.
Tüm askerin çekilmesi için bir gözden geçirme veya ‘sona erme hükmü’ olup olmayacağı ve bunun takvimi, en üst düzeyde görüşülmeli.

Toprak
Toprak konusunda Kıbrıs Türk tarafı belli bölgelerle ilgili olarak haritasını yeniden düzenlemeli.

Mülkiyet
Mülkiyette iki ilkeye bağlı kalınmalı:
1. Toprak düzenlemelerine tabi olacak bölgelerde mülkiyet rejimi %100 olmasa da mülkünden edilmiş sahiplere avantaj sağlamalı.
2. Toprak düzenlemelerine tabi olmayan bölgelerde, mülkiyet rejimi %100 olmasa da kullanıcıya avantaj sağlamalı.

Türk ve Yunan vatandaşlarına Federal Kıbrıs’ta eşdeğer muamele
Eşdeğer muamele konusunda: daimi ikamette, Türk vatandaşları eşitlikçi/adilane bir kotaya tabi olmalı. ‘Eşitlikçi/adilane’ tanımı için daha ileri tartışmaların yapılması gerekir.

Yönetim ve güç paylaşımı
Etkin katılım konusunda, ‘ağırlıklı oy’ bağlamında ve ne zaman ve hangi şartlar altında uygulanacağı konusunda daha ileri tartışmalara ihtiyaç vardır.
Dönüşümlü başkanlık da dahil, güç paylaşımının diğer unsurları Kıbrıslı Türklerin talepleri doğrultusunda (2:1 oranına göre) tartışılmalıdır.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, müzakerelerin, temel konuları içeren bu çerçevenin süreci kapsamlı bir çözüme taşıyabileceğini belirtmişti.
Perşembe günü Crans Montana’ya dönecek olan Genel Sekreter’in bu çerçeve dahilindeki müzakerelere ivme kazandırması bekleniyor.

Bugün sabahki oturum tarafların kendi içlerinde hazırlık yapmalarına fırsat tanımak için iptal edildi. Hazırlık için zaman talebinin Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’ten geldiği öğrenildi.



Tuesday, 4 July 2017

Kritik 7. Gün - Bugün her iki taraf da adım atmalı


 Esra Aygın

Bugün her iki taraf da adım atmalı
Tek taraflı müdahale BM çerçevesi dışında ve Türk önerilerinde yok
BMGS sadece ilerleme olursa gelecek

Crans Montana’da devam etmekte olan Kıbrıs Konferansı’nda, dün Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları, BM’ye, açıkta kalmış olan temel konularda – yani  yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, toprak, Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ve güvenlik ve garantiler – önerilerini bir paket şeklinde sundular.

Garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık ise sadece güvenlik ve garantiler başlığında öneri sundu.

Cuma günü Crans-Montana’ya gelen BM Genel Sekreter Antonio Guterres, müzakerelerin, temel konuları içeren bir paket üzerinden devam etmesi konusunda taraflar arasında bir mutabakat sağlamış, bu paketin, süreci kapsamlı bir çözüme taşıyabileceğini belirtmişti. Söz konusu paket anlayışı çerçevesinde, Guterres, yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, toprak, Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ve güvenlik ve garantiler konularında taraflar için kabul edilmez olan pozisyonları paket çerçevesinin kapsamı dışında bırakarak, pakete dahil edilecek önerilerin taraflar adına kabul edilebilir öneriler olmasını temin etmişti.

Bu anlayışla, örneğin güvenlik ve garantilerde, 0 asker 0 garanti pozisyonunun, Kıbrıs Türk tarafı için kabul edilmez olduğundan çerçeve dışı bırakıldığı, tek taraflı müdahale hakkının ise Kıbrıs Rum tarafı için kabul edilmez olduğundan çerçeve dışı bırakıldığı öğrenildi.

Dün, Birleşmiş Milletler, Kıbrıs Rum tarafının öneri paketini çerçeve dışı bularak kendilerinden yeni bir öneri paketi hazırlayıp sunmalarını talep etti. Rum tarafının, öneri paketinde, dönüşümlü başkanlığın kabul edilemez olduğunu yazdığı, bunun da Genel Sekreter’in yönetim ve güç paylaşımı başlığı için çizdiği çerçevenin dışında olduğu öğrenildi. BM’nin talebi üzerine, Rum tarafı önerilerini yeniden şekillendirerek BM’ye sundu.

Diplomatik kaynaklar şu an itibarıyla tüm öneri paketlerinin Genel Sekreter Guterres’in çizdiği çerçeve kapsamında olmasına rağmen, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafların, hala ellerindeki müzakere kartlarını açmak için veya ileriye doğru bir adım atmak için karşı tarafın elini görme veya adım atmasını bekleme eğilimi içinde olduklarını vurguladı.

Kaynaklara göre, bugün hem Kıbrıs Türk tarafından hem de Kıbrıs Rum tarafından yönetim ve güç paylaşımı ve güvenlik ve garantiler konularında bir orta yol bulmak için karşılıklı adımlar gelmeli.

BM bugün bunu mümkün kılacak bazı yöntemler üzerinde çalışacak.

Bu arada Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun dün akşam Genel Sekreter Guterres’i arayıp Crans-Montana’ya çağırdığı öğrenildi.  Crans-Montana’da süreci izlemek için bulunan Cumhuriyetçi Türk Partisi, Toplumcu Demokrasi Partisi, Demokrat Parti ve Ulusal Birlik Partisi başkan ve temsilcileri de ortak bir bildiri yayınlayarak Guterres’i sürece müdahale etmeye davet etti.

Müzakerelere yakın bir kaynak, “eğer yarın sabaha kadar pozisyonlarda bir ilerleme olmazsa Genel Sekreter’in buraya gelmesi için hiçbir neden yok. Genel Sekreter buraya gelip geçtiğimiz Cuma yaptığı gibi bir çaba içerisine girmeyecek. Taraflar ancak istekli olduklarını ispat ederlerse ve ileriye adım atarlarsa  gelecek,” diye konuştu.


Kaynaklara göre Crans Montana zirvesinin herhangi bir ilerleme olmadan tamamlanması halinde müzakereler Kıbrıs’ta “iş ola” devam edecek ama BM kesinlikle bir zirve hazırlığına daha girmeyecek.

BM Rum tarafından yeni bi öneri paketi istedi

Esra Aygın 

Birleşmiş Milletler, Kıbrıs Rum tarafının, yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, toprak, güvenlik ve garantiler, ve Türk ve Yunan vatandaşlarına eşit muamele konularındaki önerilerinden oluşan paketi kabul etmeyerek kendilerinden yani bir öneri paketi hazırlamalarını istedi.

Crans Montana’da devam etmekte olan Kıbrıs Konferansı’nda, dün Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları, BM’ye, açıkta kalmış olan temel konulardaki – yani  yönetim ve güç paylaşımı başlığı altında etkin katılım ve dönüşümlü başkanlık, mülkiyet başlığı altında kimlerin mülklerine dönme önceliği olacağı, toprak başlığı altında toprak düzenlemelerine tabi olacak bölgeler, Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ve güvenlik ve garantiler – önerilerini bir paket şeklinde sundular. Garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık ise sadece güvenlik ve garantiler başlığında öneri sundu.

Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, BM, Kıbrıs Rum tarafının önerilerinin Genel Sekreter Antonio Guterres’in geçtiğimiz gün müzakerelerin devamı için çizdiği çerçevenin dışında olduğunu belirtti. Özellikle yönetim ve güç paylaşımı başlığı altındaki önerilerin sorunlu olduğu öğrenildi.

Bu talep üzerine, Rum tarafı önerilerini yeniden şekillendirerek BM’ye sundular.

BM’nin Kıbrıs Türk tarafı, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın önerilerini çerçeveye uygun bulunduğu belirtiliyor.

BM, tarafların önerilerinin Genel Sekreter Guterres'in çizdiği çerçeveye uygun olup olmadığını ölçmek için bir puanlama sistemi kullanıyor.

Cuma günü Crans-Montana’ya gelen BM Genel Sekreter Guterres, müzakerelerin, temel konuları içeren bir paket üzerinden devam etmesi konusunda taraflar arasında bir mutabakat sağlamış, bu paketin, süreci kapsamlı bir çözüme taşıyabileceğini belirtmişti. Söz konusu paket anlayışı çerçevesinde, tarafların yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, toprak, Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ve güvenlik ve garantiler konularını birbiri ile bağlantılı şekilde ele alarak karşılıklı, eş zamanlı adımlar atabilecekleri öngörülmüştü.


Ancak kaynaklar, paket anlayışına rağmen dün, tarafların, ellerindeki müzakere kartlarını açmak için hala karşı tarafın elini görme eğilimi içinde olduklarını vurguladı.

Saturday, 1 July 2017

Kıbrıs’ta artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Esra Aygın

Crans Montana’da devam etmekte olan Kıbrıs Konferansı’nda, Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs Rum tarafı ve garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık, görüşmelerin, temel konuları içeren bir paket üzerinden devam etmesi konusunda anlaşmaya vardılar.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, bugün yaptığı yazılı bir açıklamada, bu paketin, süreci kapsamlı bir çözüme taşıyabileceğini belirtti.

Söz konusu paket anlayışı çerçevesinde, taraflar, yönetim ve güç paylaşımı başlığı altında etkin katılım ve dönüşümlü başkanlık, mülkiyet başlığı altında kimlerin mülklerine dönme önceliği olacağı, toprak başlığı altında toprak düzenlemelerine tabii olacak bölgeler, Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ve güvenlik ve garantiler konularını birbiri ile bağlantılı şekilde ve eş zamanlı ele alacaklar. Bu yöntemle, tarafların birbirlerine doğru karşılıklı eş zamanlı adımlar atması mümkün olacak.

Taraflar bugün öğleden sonra ve yarını, pakette yer alan konularla ilgili önerilerini hazırlamakla geçirecekler ve Pazartesi günü bunları BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’ye sunacaklar.

BM Genel Sekreteri Guterres ise, her an Crans-Montana’ya dönmeye hazır bir şekilde hafta sonunu ailesinin bulunduğu Lizbon’da geçirecek. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias ve Birleşik Krallık Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan önümüzdeki hafta boyunca Crans-Montana’da kalmayı planlıyor.

Crans-Montana’da yaşanan bir diğer önemli gelişme ise, güvenlik ve garantiler başlığı altında çözümlenmesi gereken konulardan biri olan ‘çözümün uygulanması’ konusunda bir teknik çalışma grubunun kurulmuş olması. Kıbrıs Türk tarafından baş müzakereci Özdil Nami’nin yer aldığı çalışma grubu, çözümün gereklerinin tüm taraflarca yerine getirilip getirilmediğinin nasıl bir mekanizma ile izlenebileceği ve çözümün uygulanması konusunda herhangi bir tarafın yükümlülüklerini getirmemesi durumunda ne gibi yaptırımların hayata geçirilebileceği üzerinde çalışacak.

Crans-Montana’daki diplomatik kaynaklar, Türk ve Yunan taraflarından, güvenlik ve garantiler ve Türk-Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele konularında karşılıklı esneme sinyalleri geldiğini belirtiyorlar.

En iyimser kişilerin bile tahmin edemeyeceği kadar olumlu

Kaynaklara göre, şu anda Crans Montana’da yaşanmakta olan süreç, en iyimser kişilerin bile tahmin edemeyeceği kadar olumlu seyrediyor.

Kaynaklar, sürecin bir dönüm noktasının eşiğinde olduğunu ve kapsamlı bir çözüme ulaşmak için artık tüm koşulların yerli yerine oturduğunu belirtiyorlar.

Tabii ki, Kıbrıs sorununda daha önce defalarca olduğu gibi, taraflardan biri veya birkaçı her an geri adım atabilir. Ancak paket anlayışı çerçevesinde karşılıklı kararlılık ve cesaret ile müzakerelere devam edilirse, önümüzdeki hafta sonuna kadar Crans-Montana’dan, söz konusu paketteki unsurları içeren bir çerçeve anlaşma çıkması ihtimali var.

Böyle bir çerçeve anlaşmanın ortaya çıkması durumunda ise, önümüzdeki aylarda, Anayasa ve yasaların yazılması, anlaşmanın teknik detaylarının tamamlanması ve Kıbrıs Türk toplumunun Avrupa Birliği’ne hazırlanması çalışmalarının hızlandırılması ve sonbaharda da Kıbrıs Konferansı’nın yeniden toplanarak kapsamlı çözüm anlaşmasının imzalanması planlanıyor.

Tabii ki henüz hiç bir şey kesinleşmiş veya geriye dönülemez bir noktaya gelmiş değil. Ancak gelinen bu kritik aşamada, eğer süreç bu kez de bir anlaşma ile sonuçlanmazsa, bu sadece taraflardan birinin veya birkaçının çözümü gerçekten istememesi veya bu tarihi sorumluluğu üstlenecek cesaretinin olmaması nedeniyle olacak.


Önümüzdeki haftanın başında sürecin çözüme doğru mu çöküşe doğu mu evrileceğini göreceğiz. Ancak kesin olan tek bir şey var; o da, Crans-Montana’dan sonra Kıbrıs’ta artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!