Showing posts with label Rum. Show all posts
Showing posts with label Rum. Show all posts

Friday, 30 June 2017

Guterres düğümü çözebilecek mi?


 Esra Aygın

İsviçre’nin Crans Montana kentinde Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları, ve garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın katılımı ile yeniden toplanan Kıbrıs konferansında ikinci gün tarafların pozisyonlarında ısrar etmesi sonucunda herhangi bir ilerleme kaydedilmeksizin sona erdi.

Türkiye, konferansın ilk gününde önemli miktarda askerin çekilmesi ve geriye kalan askerin çekilmesini federal Kıbrıs’ın işleyişine bağlı olarak takvimlendirme önerisini getirmiş, ve güvenlik ve garantiler başlığında daha ileri bir adımı, Rum tarafından dönüşümlü başkanlık veya Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ile ilgili bir adım ile ilişkilendirmişti.

Türkiye, Rum tarafından bu konularda herhangi bir açılım gelmedikçe pozisyonunu koruyacağını net şekilde ortaya koyarken, Rum tarafı da Türkiye’nin önerisini tatmin edici bulmayarak, garantilerde daha iyi bir öneri görene kadar dönüşümlü başkanlık veya Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele konularında adım atmayı reddetti.

Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis, gün sonunda yaptığı açıklamada, diğer başlıklarda adım atabilmek için Türkiye’nin esas niyetini anlamaya çalıştıklarını belirtti.

Gün boyunca güvenlik ve garantiler başlığını açıkta kalan diğer konular ile bağlantılandırmaya ve tarafların eşzamanlı adımlarla tıkanıklıktan çıkmasını sağlamaya çalışan BM, bu konuda henüz bir ilerleme sağlayamadı.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide toplantı çıkışında “güvenlik ve garantileri açıkta kalan diğer konularla bağlantılandırmaya çalışıyoruz ve bu kolay bir iş değil” dedi.

Konferansta bir masada, Kıbrıs’taki iki taraf ve garantör devletler güvenlik ve garantiler başlığını müzakere ederken ikinci masada yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet ve toprak ele alınıyor. İkinci masada görüşülen başlıklarda açıkta kalan konular ise dönüşümlü başkanlık, toprak düzenlemesine tabi olacak ve olmayacak bölgelerde kimlerin mülklerine dönme hakkının olacağı ve haritanın son hali.

Görüşmelere yakın kaynaklardan elde edilen bilgilere göre Kıbrıs Rum tarafı dönüşümlü başkanlığı kabul etmeye hazır, ancak bu adımı Omorfo karşılığında atmak konusunda kararlı. Kıbrıs Türk tarafı ise şu anda harita konusunu konuşmaya kesinlikle yaklaşmıyor.

Görüşmelere yakın bir kaynak, konferansın ikinci gününde bir tıkanıklık yaşanmasının normal olduğunu, tüm tarafların BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in gelişinden önce pozisyonlarını korumaya çalıştığını söyledi.

Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis’in kamuoyuna açıklamasa da, kapalı kapılar ardında Türk tarafının önerisinin başlangıç pozisyonundan çok öte ve iyi olduğunu kabul ettiğini belirten kaynak, taraflardan hiçbirinin başarısızlıktan sorumlu tutulmayı istemeyeceğini, bu nedenle bugün bazı gelişmeler yaşanmasının çok olası olduğunu ifade etti.

Ancak Crans Montana’daki diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin güvenlik ve garantilerle ilgili yapabileceği en ileri önerilerin bile Anastasiadis için kabul edilebilir olmayacağından endişe ediyor. Bu konuda yorum yapan bir diplomatik kaynak, “Anastasiadis, Rum kamuoyuna, 0 asker 0 garanti dışında hiçbir formülü kabul ettiremeyeceğine inanmış durumda. Bunun dışındaki her türlü formülün referandumda halk tarafından reddedileceğini düşünüyor ve referandumda bir yenilgi yaşamaktan korkuyor” dedi.

Bugün Crans Montana’da olması beklenen Guterres’in tıkanıklığı aşmak ve karşılıklı adımların önünü açmak için bazı formüller geliştirebileceği umut ediliyor.




Tuesday, 31 March 2015

“Büyük” Milliyetçilere



Ne zaman inandırıcı olursunuz biliyor musunuz Denktaş, Eroğlu, Özgürgün ve diğer “büyük” milliyetçiler? Her fırsatta nefret kustuğunuz o ‘Rum’un pasaportları var ya... Hani aslında Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu olan, ama siz “tanımadığınız” için ‘Rumun’ dediğiniz pasaportlar... Cebinizden onları çıkarıp yaktığınızda. Ben sizin kadar “büyük” milliyetçi olsam ‘Rum’un pasaportunu alıp da sizin mide bulandırıcı eril deyiminizle ‘Rumun altına girmem’. Hadi önce onları çıkarın yakın... Bu utançtan kurtulun.

Sonra, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölgesindeki kaynaklarda “bizim de hakkımız var; var da var” diye bağırmadığınızda. Ne işiniz var ‘Rumun’ gazıyla? Yok öyle işinize geldiğinde “bizim de ortağı olduğumuz Kıbrıs Cumhuriyeti,” gelmediğinde ‘Rum.’ Tutarlı olursanız inandırıcı olursunuz.

Hem ne zaman inandırıcı olursunuz biliyor musunuz “büyük” milliyetçiler? Rum tarafı söz konusu olduğunda, Kıbrıslı Türkler ‘ezilmesin, yok olmasın, ‘altında kalmasın’’ diye gösterdiğiniz hassasiyetin onda birini Türkiye söz konusu olduğunda gösterdiğinizde. Kıbrıslı Tükler için hamasetten başka bir şey yaptığınızda. Eylemleriniz, cesaretiniz, gururunuz, o ettiğiniz laflar kadar büyük olduğunda. ‘Rumdan’ kaçma telaşıyla sizin mide bulandırıcı eril deyiminizle ‘Türkiye’nin altına’ girmediğinizde. Rum’a egemen, Türkiye’ye zavallı olmadığınızda.... Sizin onurunuz, gururunuz, bağımsızlığınız, egemenliğiniz, cesaretiniz, iradeniz Türkiye’ye gelinceye kadar mı “büyük” milliyetçiler?

KOP’un ‘altına giren’ yok, endişe etmeyin. KOP’un kuruluşunda yer alan Kıbrıslı Türk futbol kulüpleri, siz ve Türk, Yunan, Rum işbirlikçileriniz bu adayı parçalamadan önce oldukları yere dönüyorlar. Halen hayatta olan kaç eski Kıbrıslı Türk futbolcunun çekmecesinde hala KOP lisansı duruyor biliyor musunuz?

İddia ettiğiniz kadar milliyetçi olsaydınız bu toplumun gençleri için mutlu olurdunuz “büyük” milliyetçiler. İnandırıcı değilsiniz. Sizden bir şey bekleyen de yok. Çekilin, gölge etmeyin yeter...

(31.3.15)